|
Eko-Teknoloji
|
Written by Fildişi Kulesi
|
|
Sunday, 27 February 2011 13:41 |
|
On y?lda bir hayat?n?z? yeniden gözden geçirmeniz ve gelece?e ili?kin beklentilerinizde, hayat tarz?n?zda, sorunlar? çözü? ?eklinizde radikal de?i?iklikler yapman?z gerekir. Siz bunu yapmasan?z bile hayat bunu yapmaya sizi zorlayacakt?r. O yüzden insanlar 20 ya??nda, 30 ya??nda, 40 ya??nda ve 50 ya??nda önemli de?i?imler ya?arlar ve bir k?sm? bu ya?larsa bunal?m geçirir. Çünkü, art?k ba?kalar?n?n ona bak??? de?i?mi?tir, sa?l?k durumu de?i?mi?tir, etraf?ndaki insanlar de?i?mi?tir. Onun da de?i?mesi gerekmektedir. Her on y?lda bir bu ya?an?r. O yüzden 10'un katlar? olan ya?lar çok zor ya?lard?r.
Tabi ki bu bizim 10'luk sistemi kullanmam?z yüzünden ve 10 y?ll?k dönemin insan hayat?n? bölümlendirmek için uygun bir dönem olmas?ndan kaynaklan?r. 8'lik sistem kullan?lsayd? belki bu dönem sekiz y?la inebilirdi ancak ya?ad???m?z ko?ullarda bu dönem 10 y?ld?r. ?? ilanlar?nda bile "30 ya?? a?mam??", "40 ya?? a?mam??" ibarelerine rastlars?n?z. Sizin kendiniz 20 ya??ndaki gibi enerjik vee sa?l?kl? hissetmeniz bile önemli de?ildir. Art?k yeni bir s?n?fland?rmaya tabisiniz ve oyunun kurallar? da sizin için de?i?mi?tir. Her ?eyi yeniden sorgulaman?z, kendinizi yeniden olu?turman?z ve gelecek on y?lda sizi idare edebilecek bir düzeni oturtman?z gerekir.
Bu on y?ll?k dönüm noktalar?ndan en ac?mas?z olan?n?n 30 ya? oldu?unu söyleyebiliriz. Çünkü 20 ya??n?n üzerine 10 ya? daha eklenmi? oluyor ve ya??n?z %50 artm?? oluyor. Oysa 40 ya??nda ya??n?z 30 ya??na göre %33, 50 ya??nda da ya??n?z 40 ya??na göre %25 artt???ndan bu art?k sizin için o kadar radikal bir de?i?im olmuyor. Elbette sa?l?k sorunlar? konusunda ayn? ?eyi söylemek mümkün de?ildir. Ya?am deneyimi ve hayata bak?? anlam?nda söylüyoruz. 50 ya??ndaki birisi 40 ya??ndaki birisinden hayat deneyimi aç?s?ndan öyle aman aman bir farka sahip de?il demek istiyoruz.
Psikologlar bu on ya?l?k dönüm noktalar?n?n psikolojik oldu?unu, insanlar?n bunu abartt?klar?n? ve normal hayatlar?na ayn? ?ekilde devam etmeleri gerekti?ini söylerler. Fakat i?te örne?in i? ilanlar?n? verenler onlarla ayn? fikirde de?il. ?nsan?n her on y?lda bir yapabilecekleri ?eylerin say?s? azal?yor ve çok daha k?s?tl? ?eyler aras?ndan seçim yapabiliyor. Hele hele bizim gibi bir zamanlar çok genç bir nüfusa sahip olup da h?zla ya?lanan bir toplumda. Çünkü bizde, 40 hatta 30 ya? üstü insanlar ya?l? görülüyor ve onlar?n topluma verimli bir ?ekilde katk?da bulunmaya devam etmesi hakk?nda hiçbir önlem al?nmam???t?r. Örne?in ABD'de oldu?u gibi i? ilanlar?ndaki ya? ayr?mc?l??? yasaklanmam?? ve cezai müeyyideye tabi tutulmam??t?r.
Bizim toplumumuzda bu on y?ll?k dilimlerin birinden di?erine geçi? travmatiktir. Dolay?s?yla bu geçi?e al??mak ve adapte olmak da öyle kolay de?ildir. Toplumun da nüfustaki bu ya?lanmaya gecikmeli de olsa uyum sa?lamaya çal??t???n? görüyoruz ve örne?in art?k 30 ya??n ya?l?l?k s?n?r? gibi alg?lanmad???n? tersine 30-40 ya? aras?n?n çok verimli bir dönem oldu?unun farkedildi?ini gözlemliyoruz. Fakat hala geçmi?ten gelen ve h?zla ya?lanan o genç nüfus dalgas? ABD'de "baby-boomer" (bebek patlamas?) ku?a??n?n etkisine benzer bir etkiyle ülkeyi ele geçiriyor. O nüfus dalgas? ebeveyn olmaktan ç?k?p tamamen ya?lan?nca biz de ABD'deki gibi 60 ya??nda bir banka memuru görebiliriz belki.
Bütün bunlar toplumsal olarak o anla ve o günle çok fazla me?gul olmam?zdan ve gelece?i oluruna b?rakmam?zdan kaynaklan?yor. Oysa nüfusun h?zla ya?lanmas?n?n ne tür sorunlar getirece?ini bugünden tahmin etmek ve önlem almak mümkündür. Ayr?ca nüfusun h?zla ya?lanmas?n?n çözümü onlar ya?land???nda onlara bakabilsinler diye daha çok çocuk yapmak da de?ildir. H?zla modernle?en, kentlile?en ve i?szili?in yayg?n ?ekilde kronikle?ti?i bir ülkede insanlardan çok çocuk yapmalar?n? beklemek gerçekçi de?ildir.
Bunun d???nda gerekli kurumlar?n olu?turulmas? ve kanuni düzenlemelerin ?imdiden yap?lmas? gerekir. En ba?ta da i? piyasas?ndaki ya? ayr?mc?l???n?n üzerine gidilmesi zorunludur. Art?k insanlar daha iyi tedavi imkanlar? ile daha ileri ya?larsa sa?l?kl? kalabildikleri halde nüfus ya??n? sa?l?kl? ve üretken olman?n bir ölçüsü olarak görmek çok geride kalm?? bir anlay??t?r. Bu konular?n üzerine gidildi?i zaman insanlar?n on-ya? krizine girmelerine de çok fazla gerek kalmayacakt?r. |
|
Last Updated on Sunday, 27 February 2011 14:07 |
|
|
Ic ve Dis Politika -
Ic Poliitika
|
|
Written by Fildişi Kulesi
|
|
Tuesday, 24 August 2010 14:04 |
|
Bu sözleri ikiz kulelerin y?k?lmas?ndan sonra ABD ba?kan? me?hur etmi?ti ama çok yak?nlarda bizden bir politikac? da buna benzer sözler sarf etti. "Bitaraf olmayan bertaraf olur" dedi. Bu ifade eskiden ç?kan Taraf adl? bir derginin de slogan?yd?. ?u anki Taraf gazetesiyle o derginin bir ilgisi yoktur.
Do?rusu bu refreandumda toplumu bu kadar kutupla?t?rmay? gerektirecek olan nedir onu anlamak çok güç. Acaba s?radan insanlar?n bilmedi?i bir tak?m bilgiler mi ula??yor da siyasetçilerimiz ve siyaseti etkilen kanaat önderleri bu kadar sert ve kndilerini ba?lay?c? ifadeler kullan?yorlar? Gerçekten de referandumdan bir gün sonra çok farkl? bir ülkede mi uyanaca??z? Bi-taraf olanlar da tasfiye mi edilecekler?
Bu sözlerden etkilenen ünlü bir kö?e yazar? da kö?esinde taraf?n? belli etmek için bir yaz? kaleme ald? ve gerekçeleriyle oyunu aç?klad?. Böylece tarafs?z kalmakla suçlanmaktan kurtuldu. Tarafs?z kalmak asl?nda ço?u zaman bir karars?zl?k ve tereddüt ifadesidir. Siyasi aktörler sürekli sert ç?k??lar yaparak toplumu daha keskin bir ?ekilde kutupla?t?rmak ve karars?zllar? karar vermeye zorlamak m? istiyorlar? Peki bu kadar kutupla?m?? bir toplumu referandum sonras?nda hangi araçlarla normalle?tirmeyi dü?ünüyorlar?
Bitaraf olma suçlamas?n? da göze alarak bu referandumdan ülkenin zararla ç?kaca??n?n neredeyse garanti oldu?unu söyleyebiliriz. Hangi taraf kazan?rsa kazans?n bu kutupla?ma ortam? çok uzun süre devam edecektir. Genel seçimlerin yak?n olmas? da gerginli?i körükleyecektir.
Kutupla?ma yöntemi siyasetin büyük aktörlerine yarar ve küçük aktörler siyaset alan?nda kendilerini temsil imkan? bulamazlar. "Ya ben ya o" ba?ka seçene?in yok. O zaman yap?lan seçim kötünün iyisinin seçimidir, ki?inin görü?lerini tam olarak yans?tan?n seçimi de?il.
Bertaraf olma endi?esini ?iddetli bir ?ekilde duyan aktörler tarafs?z kalanlar? tehdit ediyorlar. Oysa bu, tarafs?zlar? kendi saf?na çekmeyi garntilemez, bu uslubu itici bulanlar "onlar?n" saf?na da kat?labilirlar. Bu sert söylemi kutupla?man?n iki taraf? da kullan?yor ama bir tanesi daha çok kullan?yor.Sa?l?kl? bir siyasi analiz yapmay? imkans?z hale getiren bu gergin ortamda s?radan insanlar?n "bu referansum art?k bitse de kurtulsak" dedi?ini tahmin etmek zor de?il.
Zaten kimsenin halk?n görü?ünü merak etti?i de yok, herkes onu yönlendirmeye ve manipüle etmeye çal???yor. Eskiden bunlar daha ince yöntemlerle yap?l?rd?. Art?k, kimse amaçlar?n? ve yöntemlerini gizleme derdinde de?il. |
|
Last Updated on Tuesday, 24 August 2010 14:24 |
|
Ekonomi-Finans -
Hane Halkı Borçluluğu
|
|
Written by Fildişi Kulesi
|
|
Thursday, 17 June 2010 07:17 |
|
Ülkemizde uzun y?llar süren kronik yüksek enflasyon döneminden sonra enflasyon %10 band?na dü?ünce daha önce olmad??? ?ekilde uzun vadeli borçlanman?n önü aç?ld?. Hane halk? borçlulu?u çok dü?ük oldu?undan bu durum uluslararas? finans kurulu?lar?n?n i?tah?n? kabartt?. Türk(?) bankalar?na sendikasyon kredisi üzerine sendikasyon kredisi açt?lar. Bunlar da kredi kartlar? ve tüketici kredileri arac?l???yla hane halk?na sunuldu.
??in kötü taraf? yüksek enflasyon ortam?na al??m?? olan, bile?ik faiz hesab?ndan habersiz hane halk? bir anda bu uzun cadeli borçlanma enstrümanlar?n? can simidi gibi gördü. Art?k, hayalleri ertelemeye gerek yoktu. Araba, ev almak, en son ç?kan TV'yi almak için yar?n? bile beklemeyecektiniz. ?imdi alacakt?n?z 999 ayda ödeyecektiniz.
Bizdeki icra-iflas yasalar?n?n alacakl?n?n lehinde olmas? ve alacakl? olan bankalar?n en iyi avukatlar? bünyelerinde bulundurmalar? nedeniyle zaten borçlunun bir kere bu sürece girdikten sonra hasar almadan ç?kmas? çok zordu. Kredi kartlar?ndaki iki milyonun üzerindeki icra takibi de bunun en büyük göstergesidir. Bugün kredi kartlar? avukatlar?n ekmek kap?s? haline gelmi?tir.
Yap?lmas? gereken bütün bankalar?n, tüketici finansman? kurumlar?n?n ve buna benzer borçlanma imkanlar?(?) sunan krumlar?n merkezi bir veri taban?n? kullanmalar?n?n zorunlu hale getirilmesi idi. Bu da yetmez, hane halk? borçlulu?unda bankalar?n hareket alan?n? k?s?tlayan rasyolar getirilmelidir. Daha da ötesinde ilk defa borç alacak olan ki?iler ABD'de oldu?u gibi bir deneme sürecinden geçirilmeei ve onlara bir ev ve araba da sat?lmamas? gerekir.
Her ?eyi ABD'den alacak de?iliz. Oradaki e?itim düzeyi bizden yüksek. Bizim vatanda?lar?m?z paran?n zaman de?eri, alternatif maliyet, bile?ik faiz konular?n? bilmezler. O yüzden nas?l araba kullanmak için kurs bitirip ehliyet almak gerekiyorsa, i?letme-iktisat-maliye gibi bölümlerde en az iki y?l okumam?? ki?ilerin de kredi kart? alabilmeleri için 3-4 ayl?k bir kursu ba?ar?yla tamamlamalar? zorunlu olmal?d?r. Çünkü kredi kart? bilgisizce ve bilinçsizce kullan?ld???nda bir otomobilden daha az tehlikeli de?ildir.
Elbette ki dev sermayelere hükmeden bankalar bu tür uygulamalar? engellemek için ellerinden geleni yapacaklard?r. Çünkü onlar için önemli olan aile kurumunun ya?amas? ve toplumun sa?l??? de?il y?l sonundaki bilançoda yüksek kar göstermektir. Oysa, orta ve uzun vadede bireylerin bilgili ve bilinçli olmalar? bankalar?n da yarar?nad?r.
Anyasa dahil bütün kanunlar? hiçe sayarak ya da avukatlar ordusuyla onlar?n bo?luklar?n? bularak istemedikleri halde bireyleri kredi kart? ya?muruna tutanlar, onlar ödeme zorlu?una dü?tü?ünde vicdans?zl???n en ileri noktalar?n? zorlamaktan çekinmiyorlar. Çünkü kar??lar?nda güçlerini birle?tirememi?, bir avukat tutacak paras? bile olmayan bireyler var. ?ktidarlar da buna seyirici kal?yor çünkü bankalar çok güçlü.
Biliyorum ki, bu yaz? bu insan yutan canavarlar? durdurmayacak ve aileler çökmeye devam edecek. Onlar insanlar?n bilinçlenmesini de istemeyecekler. Ama belli mi olur. Bu gibi yaz?larla o bardak belki dolar ve bir gün de ta?ar. Zaten bu gaddarl???n, bu canavarl???n sonsuza kadar sürmesi mümkün mü? Bu son kriz de bundan ç?kmad? m?? Bütün insanlar icral?k oldu?unda ne yapacaklar acaba?
|
|
Last Updated on Thursday, 17 June 2010 07:40 |
|
|
Ekonomi-Finans -
Verimlilik
|
|
Written by Fildişi Kulesi
|
|
Tuesday, 29 June 2010 10:17 |
|
Asl?nda bu konuda Arap ülkeleri çok daha kötü durumdalar ama Türkiye de bir Akdeniz ülkesi olman?n özelliklerini gösteriyor. Yaz?n e?itim ba?ta olmak üzere bir çok sektör tatile ç?k?yor. Çal??an kesim de tatillerini yaz?n kullanmay? tercih ediyor. Bu asl?nda ülke için ekonomik bir kay?p da olu?turuyor.
Tatil yapmak belki herkesin hakk? ve tatil çok büyük bir ihtiyaç fakat herkesin tatilini ayn? dönemde yapmas? bizim gibi ülkeler için büyük bir lüks. Tabi ki, mevsim ko?ullar? da yaz?n çal??may? zorla?t?r?yor fakat bir k?s?m insanlar?n çal??abiliyor olmas? yaz?n asl?nda çal???labilece?ini gösteriyor. Oysa meclis ve adalet mekanizmas? dahil devlet birimleri yaz?n toptan tatile ç?k?yorlar.
Ayn? ?ey hafta sonu için de geçerli. Haftada iki gün tatil herkesin hakk? ama herkes tatilini ayn? iki gün yapmak zorunda de?il. ?yi ki AVM'ler aç?ld? da hafta sonunda da çal???labildi?i görüldü. Orada çal??anlara hafta içi izin verildi?inde dünyan?n sonunun gelmedi?i ve kimsenin de iflas etmedi?i görüldü.
Üstelik herkesin ayn? günlerde tatil yapmas? tatili de tatil olmaktan ç?kar?yor. Herkes gidip ayn? yerleri dolduruyor ve t?k??-t?k?? bir tatil yaparak sanki görevini yerine getiriyor. Oysa insanlar?n tatilleri (ö?renciler ve devlet kurumlar? dahil) y?l içine yay?lsa o zaman bütün y?la ve bütün günlere yay?lm?? bir üretim ve tatil sözkonusu olacakt?r.
Bu ?ekilde insanlar?n tatil haklar? ellerinden al?nm?? olmuyor. Tam tersine onlara daha sakin ve daha dinlendirici bir ortamda tatil yapmalar? imkan? sa?lanm?? oluyor. Hadi diyelim ki k???n üç ay tatil imkanlar? s?n?rl?d?r. Peki, yaz aylar?na s?k??t?r?lm?? olan tatiller bahar aylar?n? kapsayacak ?ekilde geni?letilemez mi? Deniz d???nda alternatif tatil seçenekleri bulunamaz m??
Okullar örne?in ayn? zamanda ba?lamak ve tatile girmek zorundalar m?? Diyelim ki üniversite s?navlar? gibi merkezi s?navlar var. Bu s?navlar ayn? anda yap?lmak zorunda m?? Okullar bölge bölge ayr?l?p farkl? tarihlerde s?nava giremezler mi? S?nav stresini bütün ülke ayn? anda ya?amak zorunda m? ya da ba?ka stresleri? Bütün bu yükler bütün y?la daha e?it da??t?lsa olmaz m??
Herkesin tek bir ordunun neferleriymi? gibi ayn? anda i?ba?? yap?p ayn? anda tatile ç?kmas? hem ekonomik anlamda verimli de?ildir, hem de insanlar?n ya?am kalitesini a?a?? çekmektedir. Fakat bir kere öyle al???ld??? için, onca yeni teknolojik imkana ra?men biz hala bütün ülkeyle ayn? anda nefes al?p vermek zorunda kal?yoruz. Kimse de ya bundan ?ikayetçi de?il ya da böyle bir sorun oldu?unun fark?nda de?il. Yoksa, sorarlard? niye herkes ayn? anda tatil yap?yor diye?
|
|
Last Updated on Tuesday, 29 June 2010 10:27 |
|
Kişisel Gelişim -
Kişilerarası İlişkiler
|
|
Written by Fildişi Kulesi
|
|
Wednesday, 09 June 2010 03:00 |
|
Bir çok insan bir hedefi kendisi için belirledi?inde, art?k onu ölüm-kal?m meselesi yapar ve ona ula?mak için her ?eyi yapmaya ba?lar. Oysa hayatta ölüm-kal?m meselesi yap?lacak bir hedef varsa bile bu geçici bir durumdur ço?unlukla. Gerçekte, hedeflerin ço?u böyle de?ildir. Sadece onu isteyen ki?in gözü karard??? için, hayalinde onu fazla büyütüp detayland?rd??? için onu öyle zannetmektedir.
Bu daha çok çocuklarda görülen bir davran??t?r. Pamuk ?eker ister almay?nca saatlerce a?layabilir. Oysa alsan?z bu sefer de bir hayal k?r?kl???na u?rar. Bu muymu? yani der. Bu davran?? ne gariptir ki yeti?kinlerde de çok yayg?nd?r ama onlar bunu saklamas?n? bilirler. Yine de bu davran??lar? a??r?la?t???nda iyice s?r?t?r ve bir çocuktan çok daha sevmsiz bir görüntü verirler. ??in kötüsü bunun fark?nda olmamalar?d?r.
Bir hedefe hemen ?imdi ula?mak için var?n?z yo?unu ortaya koyan ki?i mutlaka ama mutlaka baz? insanlar? üzmekte, onlar? ezmekte, onlara eziyet etmekte, onlar? ezip geçmek istemektedir. Çünkü hayatta hedeflerimize ula?mam?za engel olanlar ço?unlukla ba?ka insanlard?r. E?er çok kararl?ysak onlara zarar vermeyi göze almam?z gerekir. Bu ise i? bitiricilik ya da hedefe kilitlenmek de?ildir. Bunun övünülecek bir taraf? yoktur.
Bu tür durumlarda en güzel yöntem tek bir hedefe tak?nt?l? bir ?ekilde kilitlenmek yerine kendine de?i?ik alanlarda çok say?da hedef belirlemektir. Bir konuda bir t?kan?kl?k varsa ve ilerleme sa?lanam?yorsa o alan oluruna b?rak?l?r ve ilerlemenin ve bir ?eyler yapman?n mümkün oldu?u ba?ka bir alana yönelinir. Bu anlamda insan?n hobilerinin olmas? çok yararl?d?r. Hobiler insan?n fazla enerjisinin y?k?c? olmaktan ç?k?p yap?c? olmas?n? sa?lar.
Buradaki kilit nokta da bu farkl? alanlar?n mümkün oldu?unca birbiriyle ba?lant?s?n?n az olmas?d?r. Bu aç?dan sivil toplum kurulu?lar? (STK'lar) da çok yararl?d?r. Bu ?ekilde insan bütün enerjisini i?e yo?unla?t?rmaz ve i?yeri arkada?lar?na zorluk ç?karmaz. Çünkü asl?nda insanlar tam zamanl? çal??salar da i?yerlerinde her zaman yeteri kadar i? yoktur. Bu zamanlarda i? d??? u?ra?lar fazla enerjiyi emer. i? çok yo?unla?t??? zaman da o fazla u?ra?lar kolayca rölantiye al?n?r ve i?e yo?unla??l?r.
Bu makam elde etme konusunda da geçerlidir. ??teki makamlar s?n?rl?d?r ve bunu h?rs haline getirmek yanl??t?r. Oysa i?te altt düzeyde bir ünvan? olan bir ki?i bir STK'da yönetici olabilir ya da bir spor dal?nda ba?ar? elde edebilir. Bu onun makam elde etme ihtiyac?n?, takdir görme ihtiyac?n? tatmin eder ve i?te sald?rgan davranmaz, ?artlar? zorlamaz, insanlara s?k?nt? ve zarar vermez.Sürekli sava?mam?z gereken ve dizginlememiz gereken ?ey kendi h?rs?m?zd?r. Çünkü bizim h?rs?m?z, acele ile bir yere gelme ya da kay?plar? telafi etme iste?imiz mutlaka ama mutlaka suçsuz birilerine zarar verir. Bunun istisnas? çok azd?r.
H?rs? ve fazla enerjiyi dizginlemenin en verimli yolu i? d???ndaki ba?ka alanlarda gönüllü ve esnek yükler almakt?r. Bu yükler istedi?iniz zaman b?rakabilece?iniz ve sonra tekrar alabilece?iniz yükler olmal?d?r. Bu ?ekilde gözünüzü hastal?kl? bir ?ekilde ve tak?nt? halinde tek bir hedefe dikmez, insanlara s?k?nt? vermez ve kendinizi de ileri ya?larda bir pamuk ?eker için a?layan küçük çocuk konumuna dü?ürmezsiniz. ?nsanlarla aran?z bozulmaz, dostluklar?n?z devam eder ve duymak istemedi?iniz sözler i?itmezsiniz. Tabi, gururunuzu k?r?p h?rsl? oldu?unuzu anlar ve onunla mücadele etmeye ba?larsan?z.
Zaten, insanlar ba?kalar?yla mücadele ettiklerinin onda birisi kadar kendi h?rslar?yla ve çirkinlikleriyle mücadele etselerdi dünya çok daha güzel bir ?ey olurdu. H?rs kimseye mutluluk getirmemi?tir, sizden h?rs?n?zdan bir ana önce kurtulun. |
|
Last Updated on Wednesday, 09 June 2010 03:21 |
|
|
|
|
|
|
Page 1 of 4 |
|